SELAMAT DATANG!

ImageAyağımın tozuyla geldiğim Malezya’dan merhaba! Tabi uzun bir aradan sonra sizlere de Selamat Datang* (hoşgeldiniz) demek istiyorum. İş telaşesi ve uçuşlar derken öteleyip durduğum blogumla yeniden ilgilenme zamanı geldi de geçiyor… Ufak ufak tüm gezi notlarımı bilgisayara geçirmeye başladım. Yakında yeni sürprizlerim de olacak ama şimdi ilk adım..

Açılışı büyüleyici Malezya’ya ayırdım. İklimi gibi insanları da çok sıcak olan bu ülkede,  yeni eski birarada, görkemli festivaller, iştişamlı gökdelenler, yer altı ve yüzüstü doğal mucizeler, kendine has lezzetler.. kısacası bir gezgincinin aradığı her şey var…. Sıcak ve yardımsever halkı olan bu ülkede gezmek çok kolay çünkü gelişmiş metro ve tren ağı var.  Ayrıca taksi fiyatları da çok tuzlu değil. Taykand ya da Çin’deki gibi kazıklanma hissi içine girmiyorsunuz ama bir parça pazarlık yapmanızında sakıncası yok…

İki gece kaldığım için gezilecek yerler listesini kısaltmak zorunda kalsam da yine de iyinin üzerinde bir performans sergilediğimi söyleyebilirim. 10 saatlik direkt uçuşunardından  şehir merkezine gelmek de 1 saati alıyor. Biraz dinlendikten sonra otelin çevresinde dolaşarak yerel havayı soludum. Sokak yemekleri, davetler, konserler, geç saate kadar açık klüpler hepsi iyi hoş da 32 derecelik ülkede yeni yıl öncesi her köşeden çıkan kardan adamlar biraz sakil durmuş 🙂 Ekipten bir arkadaşım ‘Hangi ara uydun uyandın çıktın şehri çözdün 1 hafta kalsan yerlisi olursun dedi’ Haklı mydı? Evet haklıydı.

Image

Çokça yerel biraz uluslararası kahvaltı sonrası nerde ne var diye bakındığım kentte ilk durağım Batu Cave’di.  Başkent Kuala Lumpur’un 15 kilometre uzağındaki 100 yaşını aşmış Batu Cave yani Batu mağalarına metro ve tren ile 45 dakika da kolay ve ucuza gidilebiliyor.  Metro 2 ringit yani 1.75 TL tren ise 1 ringit…

Hinduların kutsal tapınağı olanbu  3 mağaradan oluşan komplekste sizi  altın boyalı 43 metrelik kral Lord Murugan karşılıyor.  Çıkılan 272 merdivenden sonra Hindular Lord Murugan için dua ediyor…  Art GalleryCave adı verilen bölümde ise 100’e yakın Hindu Tanrılarına ait renkli ve ilginç heykeller küçükbir göl  bulunuyor.

Image

Maymun çıkabilir yarasa düşebilir 

Birbirinden ilginç heykelleri incelerken ordan oraya atlayıp duran maymunları da görürseniz şaşırmayın. monkeyPek saldırgan olmasalar da elinizdeki cips ya da muzu almaları an meselesi. Bence direnmeyin. Fotoğraftaki arkadaş hindu kadının önce  elindeki muzu aldı sonra da torbasının tamamını…

Batu Mağaraları’ndaki Dark Cave’de  ise 35 RM ücret karlışığı 45 dakikalık bir tur düzenleniyor. Kafada baret, elde fener heyecanlı bir bekleyiş hüsranla bitiyor.  Tabi benim gibi beklentiyi yüksek tutmazsanız sevebilirsiniz..Rehber elindeki katologtan mağara içinde yer alan böcek türlerini gösteriyor… Türlerden sadece dünyanın en küçük salyangozu ve de evlerde görülen hamam böceklerini görebildim. Oysaki ben Trapdoor örümceğini de görmek istemiştim.. Hoş böcek alerjisi olan benim için pek kayıp sayılmaz!!! Açıkçası kendimi Malay doktorlara emanet etmek istemedim.. Ama yine de oralara kadar gelmişken görebilseydim keşke!  Rahatsız olmasın kısmi körlük geçirmesinler diye fener ile bakamadığımız yarasaların ise sadece sesi ile avundum. Keşke mağara için biraz daha yaratıcı hikayeler edinebilselerdi.. Ancak dünyanın en pahalı gübrelerinden birine sahip olan yarasalar başımıza talih kuşu olarak konmasın diye taktığımız baretleri yine de sevdim..

Image

Dünya mirası: Pasar Seni 

chinaİkinci durak China Town.. Çin malı taklit ürünlere ilginiz olmasa da Malezya’ya gitmişken görülmesi gereken yerlerden biri. Tabi Amerika ya da Kanada’daki gibi tam anlamıyla town havasında değil.. Daha çok satış odaklı  açık bir pazar. Gece geç saatlere kadar haraketli.. Tabi çin yemekleri satan restoranları ve sokak satıcılarını da unutmamak gerekiyor. Çin mahallesine 1-2 dakikalık yürüme mesafesinde olan Pasar Seni yani diğer adıyla Central Market ise görülesi. 1888 yılında kurulan market dünya mirası sit alanı olarak tescilli.. Başlangıçta sadece meyve ve sebze satılan Pasar Seni zamanla gelişmiş, çeşitli tasarımcıların butik  ve el sanatları ürünleri de satılmaya başlanmış.  Malezya’nın kapalı çarşısı yani..

Image

452 metrelik Petronas’a karşı heavy metal keyfi

Geceyi sonlandırmadan önce şu dillerden düşmeyen Petronas ikiz kulelerini de ışıklar içinde göreyim dedim. Kaldığım otel olan Hilton Double Tree’den de görülebilen kulelere yürümek sadece 10 dakika. Kuala Lumpur City Center olarak anılan bölgede yer alan kuleler benim oldum olası sevemediğim tipteki gökdelenlerden. Petronas Petrol Holding’e ait bu sempatik! ikizler452 metre yüksekliğinde. Girişin serbest olduğu kulelerden rezervasyon yaptırarak şehre bir de tepeden bakabilirsiniz.

Image

Kulenin girişindeki alışveriş merkezi alanını hızla geçerek arka tarafında yapılan ışıklı şova doğru ilerlerken o da ne? müzik beni çağırdı.. Bir de baktım açık alanda yaklaşık 500 motor park etmiş sahipleri metal müzik eşliğinde coşuyor.. Eh motoru olmayan giremez yazısı olmayınca ben de biraz eğlence zamanı dedim!

Dünyanın tüm renkleri bu parkta 

Image

Kuala Lumpur’un en çok dikkat çeken yerlerinden biri de Göller Bahçesi.  90 hektarlık alanda kuş, orkide, geyik, kelebek başta olmak üzere pek çok sayıda park var.. Hepsini tek tek gezmek isterdim ama vaktim kısıtlı olduğu için şansımı dünyanın en büyük kuş parkından yana kullandım çok da doğru birseçim yaptığımı girince anladım. Parkın girişi 48 Ringit yani yaklaşık 30 TL. Parka girişte yetişkinler için turuncu bileklik takılıyor. Parkın üzeri çok ince file ile kaplı yani kuşların göç etmesi yasak. 4 zonedan oluşan parkta çeşitli şovlarda mevcut ancak saatlerine denk gelmeniz gerekiyor. Tavuş kuşu, leylek, filamingolar başta olmak üzere 160 kuş türü ve 5 bin kuş her köşeden karşınıza çıkabiliyor hatta başınızdan pike yaparak inebiliyor. Kuşlar hakkında detaylı bilgiler alabileceğiniz bir ofis, park manzaralı cafe ve yorulduğunuzda soluklanabileceğiniz mini şalale ve göllerle gerçekten cennetten köşe..

Image

Image

Baykuş, kartal gibi yırtıcı sınıfındaki kuşlar ise geniş kafeslerde tutuluyor. Yani kartallar bu parkta malesef pek yüksek uçamıyor.

Parkın çeşitli noktalarında kuşları besleyebildiğiniz gibi hatıra fotoğrafı da çektirebiliyorsunuz.

Otele dönmeden önce parka 5 dakika yürüme mesafesinde olan ulusal müze yani Muzium Negara’yı gezdim.  Etnolojik ve folklorik materyallerin bulunduğu müze de benim en çok ilgimi çeken ise gölge oyunu figürleri oldu. Müzenin bahçesinde anitka otomobiller ve lokomotiflerde dikkat çekiyor.

ImageGünün yorgunluğunu atmanız için önerim Dataran Medeka yani ‘Bağımsızlık Meydanı’. Meydanın tarihi anlamı ise 31 Ağustos 1957’de İngiliz sömürgesinden çıkmasından gelir. Soluklanacağınız çok sayıda oarkın yanı sıra çeşitli yemek alternatiflerinin yer aldığı Putra Plaza’da da lezzetli anlar geçirebilirsiniz. Malesef 2 gece kaldığım Malezya’da gezilecek daha çok yer vardı. Artık bir sonraki seyahatte kalanları da tamamlarım diye düşünüyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s